BİLİNÇ ALTI SİSTEMİ
Bilinçaltı insan beyninin görünmeyen en karanlık noktasıdır. Ayrıca insanoğlunun yaratıldığı günden beri, tüm bilgilerin yapılandığı yerdir. Hücresel belleğimizde, anne ve babalarımız kalıtımsal olarak fiziksel özelliklerimizi metobolizmamızı ve görünen özelliklerimizi bırakmıştır.
Tüm insanoğlu nesli birbirine hücresel bellek ve hücresel bilgi deposu ile bağlıdır. Bilinçaltımız sadece anne baba ve miraslarını değil bizden nesiller önceki tarihsel olayları izlerini etkilerini ve iyi kötü enerjilerini beynimizin yüzelsel düzleminin alt kısmında bulunan bilinç altımızda kodlamışlardır.
Bilinçaltı otomatik olarak herşeyi yönetir. Bilinç altında doğru ve yanlış yoktur her bilgiyi her konuyu her olayı süzgeçten geçirmeden kendi karanlık dünyasına alır ve kişi bunları farkedip, kendinden uzaklaştırmak istediği zamana kadar orada hapseder.
Bilinçaltı sürekli kayıt halindedir. Doğru – yanlış demeden, gözleriyle görüp duyabildiği, hissedebildiği herşeyi kayıt altına alır.
Yaptığımız hareketler, otomatik konuşmamız, vücudumuzun yaptığı hareketler onun elindedir.
Bilinçaltının, Bilinç ile karşı karşıya geldiği zamanlar ile birbirine bağlı olarak çalıştığı zamanlarda vardır.
Unutmayınız ki düşünceleriniz, davranışlarınızı, davranışlar, duyguları, alışkanlıklarınızı ve karakterinizi şekillendirir.
Küçüklüğümüzde itibaren, anne baba ve cevreden gördüklerimiz ile belli bir davranış biçimimiz ve yargılarımız oluşur bunlar pozitif doğrultuda ve negatif alanda olabilir. Küçük yaşlarda yaşanmış olan travmalardan sonra ki zamanlarda kişinin bilinçaltında bazı olumsuz ve olumlu kodlar oluşur ilerleyen yıllarda ise kişi bu kodlar ile yaşadığından hayatında bazı noktaları düzeltemez, düzeltmek istesede, bilinçaltı kodlarından kesin emir ve sinyaller gelir, bu emir ve sinyallerin hepsi bir kod olup, bu kodların enerjiside çok büyüktür.
Bilinçaltımızda ne kadar doğru kodlar var ise hayatımız o kadar güzel ve renkli olacaktır, ne kadar negatif kodlar var ise, hayatımız bir o kadar kendimize anlamsız boş mutsuzluk verici olarak gelecektir. Hayat bu kişilere azaptır tabir yerindeyse,
Bazı örnekler vermek istiyorum daha anlaşılır olması için;
Küçükken annesinden dayak yiyen bir erkek çocuğu yaramazlık yapıyor ise dayaktan sonra yaramazlık yapmaz, yani olay annesinden dayak yedikten sonra yaramazlığına son vermesidir. O çocuk büyüyüp evlendiğinde yaramazlık yapan çocuğunu dövecek veya karısını çünkü bilinçaltı dayak yerse susar dayak yerse istediğim gibi hareket eder kodlamasındadır.
Babasından çok fazla eziyet görmüş olan bir kişi için baba modeli evde bir baş belası kodlamasındadır.
Bağırarak insanları korkutan bir kişi, bir olay karşısında bağırır, insanların kendisinden korktuğunu görür, tıpkı küçükken bağıran anne ve babasından kendisinin korktuğu gibi, eğer insanlara, sürekli olarak bağırdığında, kendisinden korktuğuna tam emin olursa daha fazla bağırma ve asabiyet göstererek üstünlüğünü sağlamaya çalışır, çünkü onun için korkutucu yüksek ses üstünlük göstergesidir.
Babasının yalan söylediğini duyan çocuk yalan söyleyebilirim der ve söyler
Dolayısıyla sevdiklerini döven ve yalan söyleyen bir anne babanın çocuğu şu kodu alır, ben bu kişiyi seviyorum ama onu sevmem ona yalan söylememem yada dövemem anlamına gelmez.
Bilinçaltı kodlarının tehlikeli olanı da vardır koruyucu özelliği de vardır. Koruyucu özelliğe bir örnek vermek gerekirse “karşıdan karşıya geçerken sağıma soluma bakmalıyım” gibi.
Bilinç altı bazı çalışmalar ile temizlenmektedir. Negatif kodlarımız hepimizde var muhakkak hayat bize yanlış insanların yanlış kodlarınıda hediye olarak verdi ve biz kabul etmek zorunda kaldık fakat bu kodlar insan hayatını çok erken zamanlarda çürütür. Bundan dolayı kodlarımızdan kurtulmalı var olanları temizlemeli ki hayata daha canlı daha enerjik daha pozitik bakabilelim.




