PSİKOMETRİ (PSYCHOMETRY)
Psikometri açılımı şu şekildedir “psikhe” ruh anlamına gelirken, “metron” ölçme anlamını taşımaktadır. Psikometri parapsikolojide önemli bir ilim dalıdır. Durugörü, psikokinezi ve telapatinin son aşaması olan noktadır.
Özellikle Durugörü yeteneğine sahip olan kişilerde önem arz eden bir durum vardır. Bu ilimin başlangıcı nedir? Bu etkin ilimin başlangıç noktası tüm canlılarda insan ve hayvan olmak üzere ve tüm cansız nesnelerde belli bir enerji alanı vardır. Bu enerjiyede “Aura” adı verilmektedir. Aura şu şekilde cereyan eder ,insanlarda; yaşanmış olayların etkisini, kişinin karakterini, vücudunda oluşacak bir hastalığı, yaşamış veya yaşayacağı olayları, hayvanlarda ise; nasıl bir iç güdüye sahip olduklarını, nesnelerde; cansız olan ve her ne olursa olsun o nesne veya maddenin, yıllardır yada yüzyıllardır doğada var olmasıyla o nesnenin yaşadıklarını, gördüğü tarihi olayları, o nesneye kimlerin dokunduğu, kimlerin hangi amaç üzere iyilikle mi yoksa kötülükle mi kullanıldığına dair bir enerji duvarıdır. Psikometrist baktığında, ilk bu duvarı görür bu duvar psikometriste ilk bilgiyi verir “iyilik” ve “kötülük”bilgisini. Yani psikometri özelliği olan kişi, bir insan yada bir hayvan yada bir maddeye baktığında önce enerjinin karakterini görür, bu enerjinin birde rengi vardır tek renk yada çoklu renklerdir bu renkler, her rengin bir anlamı vardır yada her rengin başına gelmiş bir olayla o renge bürünmesinin bir sebebi diyebiliriz renk kavramına. Psikometrist o enerjinin derinlerine iner o enerji duvarının içine girerek, alansal boyutta kendisi ile iç içe olmasını sağlar, enerji ile bütünleştiğinde enerjinin en ince noktalarda var olan renklerini de görür.
Psikometristler hem geçmiş hem gelecek hemde çok zamanlı durugörü özelliklerine sahipken burada dikkat edilmesi gereken en önemli özelliği ise nesnelerdir.
Nesnelere dokunduklarında o nesneler ile neler yapılmış hangi amaç için kullanılmış, iyilik ve kötülük ile yada acı vermek veya şifa bulmak amacı için mi kullanmış olup olmadığını tespit ederler. Kimlerin kullandığı o kişilerin karakterlerinin ne olduğunu da bilirler. Bunu rüya aleminde yapabildikleri gibi hipnotik transta , yarı uykulu yarı baygın haldede yapabilir. Ellerinde o nesneyi tutarak yada o nesneyi hayal ederken, aynı zamanda ise, bir tv izlerken müzik dinlerken hatta temizlik yaparken dahi yapabilen olağanüstü yeteneklerde vardır. Elbetteki yine diyorum bu yetenekler Yaratıcıya mahsus olan özelliklerdir. Sadece çok az bir kısmını dilediği kuluna verir. Herşey Yaratıcının elindedir . O kime ne isterse ne kadar isterse bahşeder.
İnsanın vücudunun biyolojik aurası ise, ısı ve enerjide yarı iletkendir. Bundan dolayıda Ruh Genetiği, diğer ruhani güçlerin etkisini ve enerjilerini kendine çekebildiği gibi, somut nesneleri oluşturan nötron, proton ve elektrotların hacimlerinede etki etme yetisinin olduğu bilim adamları tarafındanda saptanmışır.
Yukarıda ki cümle şudur. Her canlının ve nesnenin bir enerjisi olduğu gibi kendilerinin dışında var olan enerjileri de yaşamları boyunca kendi içlerinde saklamaları ve onların etkilerini kendilerinde resmetmeleridir.
Psikometristler, bir kişiye ait eşyaya dokunarak, o kişinin fiziksel, zihinsel ve ahlaki değerlerinin özelliklerini, o anki veya geçmiş bir olay sırasında yaşadıklarını, üzüntü ve tedirginliklerini, heyecan ve korkularını saptayabilmekte ve çoğu zaman da, karşılaşacağı olaylar hakkında bilgi verebilmektedirler.
Durugörü, Postkognisyon, Prekognisyon ve Çok Zamanlı Durugörünün bir arada olduğu en keskin sanrıdır. Bu özellik ve bu özellikte olan Psikometristler Agnostizim’e (Geçmişin Bilinemezliği) Meydan Okur.
Elbette Yaratıcının İzni İle




